Blog Arşivleri

Doğum Sonrası Kilo Vermek için nelere dikkat edilmelidir?

Doğum süreci tüm kadınların korkulu rüyasıdır ; kilo alma korkusu ile sürekli etraftan gelen “sen iki canlısın ye” vicdanına oyunlar oynanması arasında kaldığın ve zaten tüketim odaklı bir çevrenin içinde kendini tutamayıp daha ok tüketim yaptığın bir zaman dilimi..

Bu değerli ve özel hissin üzerinize kara bulut gibi çöktüğü zaman dilimi tabii ki doğum yapıp bebeğinizi kucağınıza aldıktan sonraki kendnizle yüzleştiğiniz zamandır.

Artık yaşamınızda başka sorumluluklar ve üzerine eklenen kilolar da girmiştir.

İşte bu noktada HK PERFORMANS doğum sonrası bilinçli ve sağlıklı kilo verme süreçleri ile çok daha kolay aşılmaktadır .. Sizin ne hissettiğinizi bilen, anne olmanın zorlukları ve keyfi ile nasıl kilo verileceğini gösteren; kalıcı ve sağlıklı zayıflamanın nasıl olduğunu sürekli sizinle paylaşan ve hormonel etkilerin içinden nasıl çıkacağınızı gösteren bir süreç yaşarsınız ..

Doğumdan sonra nasıl beslenilmeli? neler tüketilmeli?

Hangi egzersizler nasıl yapılmalı? sizin için en uygun çalışmalar hangileri?

Zhinsel olarak yaşadığınız etki ve sorumluluk alanından nasıl keyif alınmalı, nasıl bu sürecin daha sağlıklı düşüncelerle olması gerekliliği?

 

Gibi ÇOK BOYUTLU değişimler bu süreç içerisinde bütün olarak ele alınır ve en sağlıklı en hızlı ve en kalıcı değişimler yaşanması için adımlar atılır ..

 

İdeal kilosunda anne olma duygusunu hepimiz tatmalıyız! Bu her annenin hakkıdır!

Bizlerle iletişime geçerek Gelişerek Değişim Eğitimleri ile ONline zayıflama sürecinde sağlıklı değişim yaşamanız mümkün…

 

Bizlerle buradan iletişime geçebilirsiniz

Reklamlar

Doğum ve Kilo Psikolojisi

Sizi anlayan hisseden, doğum sonrası kiloların annelik duygusunun önüne geçtiği duyguları bilen sistemin adı HK performans‘tr.

Bu konuda doğum öncesi ve doğum sonrası kilolu olmanın nasıl bir psikoloji yarattığını bilerek ilerliyor ve bedeninizdeki değişimleri bu doğrultuda değerlendiriyoruz.

Kilolu anne olmak zorunda değilsiniz. Değişimin tek adresi HK Performans‘ın derin, eğitim odaklı , bilinçli motivasyon kaynaklarını kullandığı Gelişerek Değişim süreçleri ile kendinize en büyük ödülü verebilir hayatınızı geri kazanabilrisiniz.

Bu konuda Sn. Halil Kargulu‘nun yazdığı makalesini okumanızı öneririz.

Hiç bir şey sizden değerli değildir! Bu değerin farkında olmak isteyen ve yaşamak isteyen herkese kapımız sonuna kadar açıktır ..

“Sn., Cumhurbaşkanı’nın 3 Çocuk Handikabı
Sayın Cumhurbaşkanım; bir çok konuşmasında Ailelerden, 3 Çocuk sahibi olmalarını istediğini beyan ediyor. Ancak doğum yapacak Kilolu kadınlara Fikirleri hiç soruldu mu? Yani ulusal ve toplumsal gelişimimizi yalnızca etkileyen değil, doğrudan belirleyen bireysel ve toplumsal, psikolojik ve sosyal değerler ne ölçüde göz önünde bulundurulmuştur?

14716420_261155300953380_3768430350192082944_n
Türkiye’nin stratejik, politik ve ekonomik anlamda hedeflenen konumuna ulaşabilmesinde belki de çok anlamlı ve doğru olabilecek bu istek ve yaklaşımı, eksik bir şekilde ele alınmıştır. Burada göz ardı edilen; bu denli anlamlı ve büyük hedeflerin, ancak beden ve ruh sağlığı, dolayısıyla sosyal ve toplumsal sağlığı çözümlere ulaşmış bir ulus yapısı ile ulaşılabileceğidir.
Ulusumuz kadın oranı kapsamındaki her ‘iki kadından biri’ (1/2) Kilolu veya Obez’dir. Yakın gelecekte bu oran ‘üçte iki’ (2/3) ye doğru ilerlemekte!
Elimizde, aşağıda ki mesajlara kıyasla, daha da kötümser veya çaresizce ifadeler aktaran binlerce orijinal aktarımlar mevcuttur…
Bu Hisler içinde olan kadınlarımızın Hamilelikleri ve sürecinde ki hormonel iç yansımaları, doğacak çocuklara ne derece sağlıklı bir temel oluşturabilir? İlk hamileliğinde 30 kg. almış bir kadın 2. Hamileliğini sizce düşünebilir mi?
Kaygılı, sinirsel, yorgun, gergin, depresif ve benzeri ruh yapısı taşıyan yeni nesil bireyler ve dolayısıyla çoğunluğu bu yapıda bireylerden oluşan bir toplum; ulusumuzu özgüven, girişimcilik, dolayısıyla da üretkenlik ve ekonomik gelişim yönünde 2023’lere, 2033’lere bize benimsettiğiniz hedeflere ulaştırır mı?
Ayrıca; Kilosu dolayısı ile EVLENEMEYEN, özgüvenini yitirmiş milyonları, çocuk sahibi yapabilmek için önce evlenebilecekleri özgüvene, sağlıklı ideal kiloya getirmek daha anlamlı olmaz mı? Bu, sadece kadınlar için değil, benzer sorun dolayısı ile cinsel performansı yeterli olmayan ve evlenmeye cesareti kalmamış obez erkeklerin de bu korku ile evde kaldığını kimse göremiyor mu?
Özellikle kadınların, anlatılmaz yaşanır “Kilo Psikolojisi” dolayısı ile asosyal yaşama biçimini zoraki benimsemiş, kendilerini toplumdan izole etmiş olması; saygınlığı ve kutsallığı üzerinde hemfikir olduğumuz ‘Aile Müessesesi’nin önündeki en büyük engel değil mi?
Genç OBEZ kızlarımızı, dul kadınlarımızı öncelikle sağlıklarına kavuşturmak, 3 çocuk hedefi içinde olmazsa olmaz değerde bir gerçeklik değil mi? Yüksek kilolarda evlense bile, zamanla eşler tarafından yaşatılan psikolojik baskı ve şiddet ile ayrılan, boşanan, aşağılanan, hor görülen kadınların varlığını veya bu aile içi dejenerasyon emarelerini algılayan yok mu?
Aile ve Evlilik müessesesi içinde olmadan çocuk teşviki, ahlaki veya sosyal olamayacağına göre, bu durumda olan milyonlar, evlenemeden nasıl çocuk yapacak; evlenemeyen, çocuk yapamayan bunca geniş bir kitlenin bilinç altlarına kazınan mutsuzluk ve umutsuzluk önderliğinizde hedeflenen büyük Türkiye’nin handikabı olmayacak mı?!
Diyelim ki kişi, kilolu veya Obez bir şekilde evlendi,doğum sonrası 100-120 hatta daha fazla kiloda bir kadından çocuk doğurmasını kim bekleyebilir. Bu hem doğmaya aday çocuk için, hem de anne için açık intihar değil midir? Daha ötesi bu kadar açık gerçek varken, anneleri daha da zorlamak, hem anne’ye, hem de yetişecek çocuğa yönelik planlı cinayet olmaz mı?
Bizde yoğunluğu çok daha yüksek olan, istatistiksel doğruları ve saf gerçekleri yansıtan çok fazla veri’ler mevcut.
Bunları göz ardı etmeyip, bu kapsamda olan ve bu kapsama girmeye aday kadınlarımıza daha verimli ve kendisiyle barışık bir topluma ulaşabilmek adına; ideal ve sağlıklı kilosunda olmadan: ‘Üç çocuk’ isteğini nasıl karşılıyorsunuz? Siz ne istiyorsunuz? Diye sormayı lütfen ihmal etmeyiniz!
Bunu sormak ve onları düşündüğümüzü yalnızca telaffuz etmek de yeterli değildir!
Onları büyük bir ’Gelişerek Değişim ve Toplumsal Atılım Projesi’ gibi milli bir ‘Hedef Proje’ kapsamında sahiplenmek ve çözümler üretmek üzere, siyasi boyutlarda katılımcı ve sosyal devlet zarafetini de kapsayacak düzenlemeler ele alınmalıdır.

İşte Çocuk istemeyen Kadınların, Kilo Psikolojisi ve Korkuları:

Çocuk istememe nedeni olan psikolojiyi anlatan Örnek MESAJLAR
***Bekar olduğum halde 3 çocuk annesi gibiyim zaten. birde doğum yaparsam, tabi yapabilirsem ne olur bilmiyorum 99 kg.
***Evlendiğim yıl 79 kiloydum 3 ay sonra 75 oldum, Şu an 125’im. Neyi değerlendireyim.?
***Tartı ortada bu kiloda ne çocuk, nede cinsellik düşünebilirim…
***Kötü etkiliyor, iğrenç göründüğümü düşünüyorum! 2. çocuğu istiyor Eşim, ama Ben asla kabul etmiyorum önce zayıflamalıyım.
***Tek Çocuklu olmamın bir sebebi de bu zaten, aman zayıflayayım öyle doğurayım derken yıllar geçti. ne ben zayıflayabildim, ne bir Çocuk daha doğurabildim!
***Cinsel yönden etkilemiyor fakat 2.ye hamile kalırsam nasıl taşırım diye hamile kalamıyorum 97 kg.
***Doğum öncesi 47 kiloydum bazı ilaçlarla ilk doğumda 65 ikincisi 80 üçüncüde zayıflayıp doğum sonrası 84 oldum. Şu an 94 kiloyum.
***Evlilik öncesi normaldi. Hamilelikte aldım. daha sonra bir aldım, bir verdim…Hatta 1 verip 5 aldığım da oldu.. 68 kilo ile başlayıp 97 kilo olarak bitirdim hamileliğimi.. sonrasında ise süt olsun diye yedim de
yedim.. eşimin kötü kötü bakışlarını yakalayıp kahroldum… evliliğimin bitmesinde, onun bu yöndeki olumsuz yaklaşımı da bir faktördü… 101,5 kg.
***Kendimi goril gibi hissediyorum. çocuk istemiyorum. Zayıflarsam 2. çocuğu düşünüyorum!. 1.Doğumum normal oldu 2. sinide normal istiyorum ama bu şartlar altında asla olmaz.
***Doğum öncesi 57 kiloydum. Doğum Sonrası 90 kilo oldum. Beni çok etkiliyor. Eşimde bir sorun yok kilomdan yana. Ben kendimi çirkin buluyorum.(Kilolarımı) Eşim kendisiyle ilişkiye girmememden çok şikayetçi.
***Hamilelikle kilo aldığım için, yine aynı süreci yaşamaktan korkuyorum. Daha fazla kilo alırım diye sanırım 2. çocuğu yapmam.
*** Doğum öncesi 63-65 arasındaydım, doğuma 96 kilo girdim 2. çocuk için, bu kilolar yüzünden korkuyorum
***KİLOLU OLMAK CİNSELLİĞİ TABİKİ ETKİLİYOR. SAĞLIKLI ÇOCUK DÜNYAYA GETİRMEKSE AMAÇ, ANNENİN SAĞLIKLI OLMASI LAZIM BU KİLODA ASLA OLMAZ…
***64 kilo doğum öncesi, doğum sonrası 77 kilo. bu kilodan kurtulmalıyım yoksa 2. çocuğumu düşünmem imkansız. Yine kilo alma korkusundan dolayı.
***Evlilik öncesi 82 kg idim sonrasında ise 7ayda 93kg oldum. sebebi daha çok stres altında olmam. Tabi ki çok etkiliyor. Bu kiloda çocuk sahibi olmayı asla düşünmüyorum.

İdeal kiloma ulaşıp en az 1 yıl geçirdikten sonra diye hamileliği erteliyorum..

ve çok daha fazlası…,
Yukarıda ancak bir kısmını ve kısıtlı şekilde ele aldığımız bireysel duygusal yansımaları bir yere koyarsak, beki de geleceğin Türk ulusunun yapı taşlarını, mozaiklerinin renk zenginliğini hiç düşünmediğimizi fark edeceğiz. Bireysel, toplumsal ve ulusal varlığımızın işlevsel kalitesi ve bu yönde hele ki, siyasi irade sorumluluğunda sarf edilecek ifadeler ve kavramlar yanında atılması istenecek somut adımlar çok daha özenle ve bilinçle yapılmalıdır.
Türkiye Halkı, siyasi irade tarafından en bilinçli ve yaptırımcı adımlar atılsa dahi, beş hatta on yıllık süreçte aşağı çekilmesi çok zor olan %36 + %36 gibi bir obezite ve kilolu oranında istatistiğe sahip ve bu oranın %45ini 15- 50 yaş doğurabilen kadın nüfusu oluşturuyor! Uygulanan politikalar ile ancak artması muhtemel bu oran; kilolularla birlikte 24 milyonluk bir nüfusa ulaşıyor…
Şimdi, bilimsel çalışmalarla da kanıtlanan, doğurganlığı oluşturan hormonların yağlar dolayısıyla hareket edememesi sonucu hamile kalınamaması gerçeğinden yola çıkarsak, 24 milyon doğurabilmesi beklenen kilolu / obez kadın işlevsel olarak uygun olamayacağı gerçeği söz konusu. Diyelim ki yukarıda da bireysel anlamda duygusal ifadelerini aktardığımız çok dikkate alınması gereken hanımların, yalnızca işlevsel olarak ve teknik desteklerle, sonuç odaklı hamile olabildiklerini varsayalım. Ki, yine bilimsel olarak ifade edilen; obez bir kadının yukarıda da örneklenen benzer psikolojik durumu dahi, negatif şartlanarak bir ömür boyu hamile kalmasına manidir.
Anne çocuk arasındaki kordon bağı etrafı yağlarla örtülü bir dünya algılayan bir bebek dünyaya mağlup olarak gelecektir. Bilinçaltı eğilimleriyle obez olmaya aday bir bebek olması nedeniyle dünyaya mağlup gelen nüfus oranı, tek çocuk olması halinde 24 milyon’a tekabül eden Toplam nüfusun %33ü! Yani her üç Türk’ten biri, tabiri caizse, ‘engelli’ olarak yansıyacak! Görünen tablo bu şekilde maalesef, çok ürkütücü bir tablo değil mi Sayın Başbakanımız?

Şimdi soruyorum Size sayın Başbakanım; Siz, hiç hamile olan bir kadının, 50-55 kg’dan 80-90 kg’a çıktığında hangi duyguları yaşadığını tasvir edebiliyor musunuz?
Bunu hiç birimiz tasvir edemeyiz. Bu yüzden, kadın’ların 2. ve 3. çocuk neden istemeyeceklerini, asla tam anlamıyla bilemeyeceksiniz! Bu isteklerimizi karşılıklı anlamlı kılabilmemizin tek yolu; kadınların yaşamakta oldukları duygusal, ruhsal ve sosyal zorlukları, empati kurmaya çalışarak, ‘Kilo Psikolojisi’ne karşı daha sağlıklı, sonuç odaklı ve bilinçli yaşam geliştirmelerine ve gelişerek değişimlerini sürdürmelerine destek olmaktır.
Bu konuda hemfikir olmalıyız.
Bu yüzden lütfen üç çocuk’ta diretip sadece kendi açımızdan konulan hedefleri ve erkeklerin isteklerini ön plana çıkarmayalım. Hamile kalan Kadınları düşünerek, bu Sistem ve Obejenik Dünya’da, hangi hislerle o süreçleri yaşayabileceklerini anlamaya çalışalım.
Hatta öncesiyle ve  doğum sonrasıyla, yani; toplam sonuçlarıyla birlikte düşünülmesi ve anlamlı çözümler üretilmesi zorunluluğunu savunuyoruz! Akıllı ve etik olan yaklaşım belki de budur.
Obezite; psikolojik açıdan insanı azaltan, varlığını sorgulatan,belki de en yaygın MUTSUZLUK “Umutsuzluk” hastalığıdır.
HK performans ile değişim yaşadığınız psikolojik etkilerin frkında olarak, sizi anlayan ekipleriniz ile yaşamak için bizlerle buradan iletişime geçebilirsiniz.Gelişerek Değişim eğitimleri sayesinde Online zayıflama desteği ile fit ve sağlıklı anne olmak elinizde.

DOĞUM SONRASI NASIL KİLO VERDİM-“2 AYDA 18 KİLO VERDİM”

http://www.vucudunsifresi.com  Sağlıklı ve Kalıcı Zayıflamak için “GELİŞEREK DEĞİŞİM” kaçınılmazdır.

Bilinçli, Hızlı kilo vermek ve sağlıklı zayıflamak için ZAYIFLAMA OKULU eğitimleri herkese şart.

En etkili zayıflama yöntemi tartışmasız KİLOBEKCİLİĞİ sistemidir.

Sağlıklı zayıflama ve sağlıklı zayıflama yöntemleri için Hk Performans üyeliklerini incelemelisiniz. http://www.vucudunsifresi.com/tr-tr/eSatis.asp

10 üye Aylık 63.4 kg. toplamda 235.8 kg ZAYIFLAMA

50 Günde 16.1 Kilo Zayıflama

28 Günde 13.8 kilo ZAYIFLAMA ve 3 Bölge Toplamda 33,0 cm İNCELME gibi çarpıcı sonuçları sitemizde inceleyebilirsiniz.

Ayrıca Sağlıklı kilo vermek ve hızlı kilo vermek için alternatifsiz tek yol, ONLİNE ZAYIFLAMA Okulu GELİŞEREK DEĞİŞİM eğitimleridir.

En Etkili Zayıflama Yöntemi tartışmasız HK Performans kurumsal sunumlarıdır.

Sağlıklı kilo verme ve hızlı zayıflama yöntemleri arıyorsanız, hızlı zayıflamanın yolları için çözüm istiyorsanız bu ancak Üstün performans çalışmaları ile mümkündür.

HK Performans Eğitim Danışmanlık.

http://www.vucudunsifresi.com